SİZ ONA PADİŞAH DERSENİZ...

YALÇIN TOKER'in 53. kitabı

SİZ ONA PADİŞAH DERSENİZ...

SİZ ONA PADİŞAH DERSENİZ…

Kitabın Önsözünde de belirttiğim üzere, bu kitabı yazma düşüncem, 23 Nisan kutlamalarında klasik uygulamanın yine tekrarlanıp, bir öğrenci Başbakanlık koltuğuna oturtulduğunda Başbakan’a “konuşabilir miyim?” diye sorunca, Tayyip Bey, “artık yetki senin, ister asar ister kesersin..” diye bir espri yaptığı zaman aklıma düşmüştü.

İşte o zaman ben de, “madem  ki Başbakan böyle bir espri yaptı, ben de bir basın mensubu olarak espri ve mizah hakkımı kullanayım, Başbakanla Osmanlı Padişahları arasında karşılaştırmalar yapayım demiştim. Ve.. Başbakanın 12 yıllık uygulamalarını ve sözlerini, 36 Osmanlı Padişahının söz ve icraatıyla karşı karşıya getirerek elde ettiğim bilgileri malzeme yapıp işte bu kitabı oluşturdum.

Yaptığım bu karşılaştırmalara birkaç örnek vereyim..

Devleti kuran Osman Bey’le Tayyip Erdoğan’ı karşılaştırmam..

Osman Bey, hocası Şeyh Edebali’nin; “Oğul artık Beysin.. Öfke bize, gönül almak sana.. Suçlamak bize, katlanmak sana..” şeklindeki öğütlerine harfiyyen uymuş ve onları uygulamış, başına geçtiği küçük Beylik, sonunda koca bir İmparatorluk olmuştu.. Tayyip Bey’in ise, böyle; öfkelenmemek, gönül almak, bağışlamak gibi hoca sözlerine kulakları tıkalı galiba. O yalnız azarlar, “al ananı git!” diye kovalar.. “Askerlik yan gelip yatma yeri değil” falan diyerek şehit ailelerine bile acımaz..

Osman Bey’in bıraktığı miras, “mutfağında bir kaşık, bir tuzluk, bir kaba kaftan, birkaç çift öküzden ibaretti.. Koyun sürüsünü ise Devlete bırakmıştı.”

Bunları Tayyip Bey’in mal varlığı ile kendiniz karşılaştırın..

Ben araştırmalarım sonunda Osman Bey’le, Tayyip Bey arasında iki ortak nokta tespit ettim. Birincisi ikisi de seçimle geldiler. Osman Beyin Babası Ertuğrul Gazi ölünce, yerine kardeşi Dündar Bey mi, yoksa oğlu Osman Bey mi geçecekti? Bu sorular üzerine oylama yapılmış ve Osman Bey seçimi kazanmıştı. İşte benzerlik noktası, ikisi de seçimle geldi. İkinci benzerlik de şu: Osman Bey, Padişah olmadan önce kadılık görevi yapmış, tarafsızlığı ile Hristiyanların bile beğenisini kazanmıştı. Tayyip Bey de, uzun süre “Ben Ergenekon davasının saçısıyım..” deyip durdu.. Biri savcı, diğeri kadı olduğuna göre meslektaş sayılırlar. Lakin son zamanlarda siyasi çıkar gereği Tayyip Bey, Ergenekon’un savcılığını bıraktı.. “Kumpas, cemaatin düzeni” falan demeye başladı.

Tayyip Bey, sertlik, acımasızlık ve büyüklenmeleri yönünden Yıldırım Beyazıt’a benzer ama, içki içme yönünden ikisi birbirlerine asla benzemezler..

Yıldırım Beyazıt’ı araştırırken, kendisini mağlup edip esir alan Timurlenk’i de kitapta ele aldım. O zaman gördüm ki, bu Timur, Tayyip Bey’in Gazi Parkı eylemcilerine verdiği “Çapulcular” isminin tarihteki mucidi olan kişidir.. “Her yer Taksim her yer direniş!” diyerek uyuyanları uyandırıp ayağa kaldırma görevi üstlenen Çapulcular, adınızın mucidinin kim olduğunun ayrıntıları kitabımda okuyun..

Kanuni Sultan Süleyman döneminde Devlet’in gelirleri dört sandıkta toplanırdı. Tayyip Erdoğan devrinde ise bazı kişiler sandıkları değil, milyon dolarları koymak için ayakkabı kutularını tercih ediyorlar.. Kanuni devrindeki Rüstem Paşa ve öteki rüşvetçiler, rüşvette “pencik” uygulaması yaparlar, beşte bir oranında rüşvet alılardı. Bugünkü oran nedir, pencik midir bilmiyorum.. Şimdiki rüşvetçilere kitapta şöyle sordum: Sizler tavlada hep penci-yek mi atarsınız? Şöyle zar tutup dübeş, düşeş oturtamıyor musunuz?

Sokollu Mehmet Paşa döneminde fethedilen Kıbrıs adası, 50 bin şehidimizin kanına mal olmuştu.. Makarios döneminde de onbinlerce Mücahit şehit oldu. Bu gidişle Tayyip Bey’in yanlış ve çıkarcı politikaları yüzünden ada hepten elimizden çıkacak, o şehitlerin kanları yerde kalacak diye korkuyorum.

Osmanlı Devletinin I. Mahmut döneminde yaptığı bir Sened-i İttifak var bilirsiniz. Hani Sadrazam Alemdar Mustafa Paşa, Devletin Rumeli’de, Anadolu’da çıkan yerel isyanlar dolayısı ile çok zayıflayan gücünü ve itibarını yeniden kazanması için bir çare olarak bunu düşünmüştü. Çok güçlenen, geniş topraklara hakim olan, böylelikle Devlet otoritesine ortak hale gelen Ayan’ı İstanbul’a davet etmişti. Onlara bazı tavizler vermiş, bir takım yetkiler kazandırmış, sonunda da onlardan Devlete bağlılık sözü almıştı. İşte ben Alemdar Mustafa Pasa’nın bu senedini, bugün Tayyip Erdoğan’ın adına Demokrasi Paketi dediği tavizler demetine benzetirim. Bu yüzden de o Demokrasi Paketine Çağdaş Sened-i İttifak adı verdim. Yanlış mıyım? Bu paket de MİT görevlilerinin İmralı’ya gidip, Apo ile müzakereler yapıp, verdiği tavizler sonucu oluşan mutabakatın sonucu değil midir? Kürtçe eğitim, Kürtçe alfabeye serbestlik, Q, X gibi Kürtçe harflerin kullanılması, birçok şehre mesela Tunceli’ye Dersim denilmesi gibi tavizler Senedi İttifak’ta Osmanlının Ayan’a verdiği tavizlere benzemiyor mu? İşin acı yanı bugünkü çağdaş Senedi İttifakın içine sokuşturulan başka maddelerle de Okullardan andımız kaldırılmış, devlet dairelerinde türban serbest bırakılmış, daha birçok Türklüğü yok edici işlemlere alt yapı oluşturulmuştur. Bu konuya da kitabımda ayrıntılı yer verdim.     

Ben yaptığım bu karşılaştırmalar soncunda, Tayyip Bey’in Osmanlı Padişahlarından en çok III. Murat’ı sevmesi gerektiği düşüncesindeyim. Çünkü.. Hani Tayyip Bey çocuksuz olan Devlet Bahçeli’yi, Fethullah Gülen’i falan hafife alır, ikide bir “en az dört çocuk” der ya.. Bu anlayışından çıkarılacak sonuç şudur: Tayyip Bey’in en çok sevdiği kişiler, en çok çocuk sahibi olanlardır. O halde, Osmanlı Padişahlarından en çok sevmesi gereken kişi de Padişah III. Murat olmalıdır. III. Murat’ın tam 102 çocuğu olmuştu. Durum böyle olunca da ben, Tayyip Bey’den III. Murat’a olan sevgisini gösterecek icraatlar beklerim. Mesela 3. Boğaz köprüsünün Yavuz Selim olan adını değiştirip III. Murat yapabilir.. Veya III. Murat adına bir 4. Boğaz köprüsü veya bir yeni Hava alanı falan inşa ettirebilir.. Sizler de bana katılır mısınız?

İşte kitabım, bu tür karşılaştırma ve yorumlarla son Padişah Vahdettin’e kadar sürüp gidiyor.. İlginizi çekiyse kitabımı okuyunuz, diyorum..

Siz Ona Padişah Derseniz.. 208 sayfa.. 15 TL

TOKER GENEL DİZİ no. 348 ISBN 978-975-445-183-2

Liste fiyati: 15.00 YTL Indirimli Internet Fiyati: 14.00 YTL

Sepete Ekle

 


TOKER YAYINLARI

Adres: Cennet Mah. Yavuz Selim Cd. No:25 Küçükçekmece - İstanbul
Tel: (0 212) 601 00 35
Faks: (0 212) 601 00 35

email: yatoker@yahoo.com

Banka Havalesi veya PTT Ödemeli alışveriş yapabilirsiniz.

    a. PTT ödemeli gönderilir. Kitaplar teslim alınırken ücret ödenir.
    b. Banka havalesi ile ödenebilir.
    (T. İş Bankası Cennet Mah. Şubesi Hesap No: 1138-0569785)